PAYLAŞ
YAZARLAR
Betül Yasemin EROL
Elif YAŞAROĞLU
Emre SESSİZ
Hakan ÖZÇELİK
Halil İbrahim ÖZTÜRK
Çocukluğum mutlu, mesud bir ailede, şen şakrak geçmedi. Muahharen mükemmel bir tahsil de görmedim, fevkalâde zeki olmadığımdan olsa gerek akranlarıma bilgide üstünlüğüm de yok idi. Ekseri akranım gibi okul vakti sonlanır sonlanmaz kitapları atacak bir köşe bulur, bilgilerimi genişletmek şöyle dursun, haylazlığın dibine dalar idim. Yazları emsali çoktur, her Türk çocuğu gibi dinini öğrensin maksadıyla camilere gönderildim. Lâkin ne sökülmez bir dinî his ne de yıkılmaz bir ahlakî düstur edindim. Öyle ki her sakallıdan korktum, her cübbeliden kaçtım; tâ ki dil ve bilgi kanatlarımla rahat uçabilene dek…
Gel gelelim bu kısa süreli sakin misafir hayatım, üniversite okumak maksadıyla İstanbul’a gelmem ile son buldu. Şu sıralar da sosyal bilimci olmak maksadıyla İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde günümü gün etmekteyim.
Kübra DOĞRUYOL
Velhası-l Kelam; yaşamak için okuyor, ömrü vefa ettikçe okuyarak yaşamayı ve kitap kokuları içinde ölmeyi diliyor.
Melih TORLAK
İstanbul Üniversitesi Ekonomi Bölümü’ne devam ederken dernek ve vakıflarla tanıştı. Bilim ve Sanat Vakfı’nda “Bu nedir? Neden böyledir” sorularıyla yolculuğuna değer ve güzel insanlar kattı.
Siyaset, Ekonomi ve Toplum dergisi Anlayış’ta güncel ekonomi makaleleri hazırladı. İki yıldır Dil ve Edebiyat Derneği Gençlik Komisyonu Başkanlığı’nı yürütüyor. Kandil Dergisi’ni bu komisyonun “incisi” olarak görüyor. Kandil Dergisi-Yılın En’leri’nde “En gezgin” ünvanını almaktan büyük onur duyuyor. Şimdilerde Türk Hava Yolları’nda çalışmaya devam ederken, iş dünyasının sunduğu pratik çözümleri akademik hayatın teorisiyle birleştirmek adına Galatasaray Üniversitesi-Pazarlama ve Lojistik Yönetimi yüksek lisansına devam ediyor.
Meryem KARACA
Naile UYDURAN
Godard filmlerindeki uzun etekli, kısa saçlı kadınlara özeniyor. Karacaoğlan’a, Halil Cibran’a, Furuğ Ferruhzad’a, Turgut Uyar’a, Tezer Özlü’ye, Yusuf Atılgan’a, Sabahattin Ali’ye, Barış Bıçakçı’ya, Fikret Kızılok’a, sulu boyaya, bisikletlere, uçurtmalara, yolculuklara ve babasının Memleket Hikayeleri’ne asla ” hayır! ” diyemiyor. Selluka yetiştiremediği için üzülüp, İstanbul hasreti çekiyor. Bay C.’ye öykünüp, kendisine Ş. diyor. Yazılarını çoğu zaman bu mahlas ile yazıyor.
4 yıldır Ankara Üniversitesi öğrencisi, üç vakte kadar ”mühendis” olacağı rivayet ediliyor.
Son Yorumlar