Tam da bir sene oldu nur cemalin göreli Ah! Zümrüt gözlü dilber, güzellerin güzeli O günden sonra sana vuruldum sanma sakın Derdinle biçareyim kendim bildim bileli O acele tavrımı merak ettiysen eğer Şöyle bir geçmişe dön, benden yana kulak ver Orda izler bulacak,...
İMAN KAHRAMANLARINA…
İnsandaki kalbi, Taht eyledi Rabbi… Dünyâya dalıp kalbini öldürme sakın ha! Vallâhi ömür kıpkısa değmez bu günâha! Dünyâyı bırak gel En zirveye yüksel! Yâ Rab, nice sâlih nice ihlaslı kulun var, Onlarla uyandır bizi mahşerde sabâha! Sâlihlere, Mevlâ Ver cennet-i âlâ! Hem sözleri hem gözleri kaçmakta haramdan, Gözler, göze değmişse döner başka cenâha! En kirli muhitte, Takvâ budur işte! Yırtılsa alınlar yine kaldırmayacaklar, Beş vakt-i namaz secdededir başlar İlâh’a! İzzet ve asâlet, Elbet budur elbet! Hakkıyla kul olmaktır asıl gâye, önünde Hürmet ve huşû içre...
BEKLEYİŞ…
Sesler duyuyorum gittiğin yerden Ne gel diyor, ne de git. Hep kal diyor İşte şu an inse bir bıçak gökten İçimden bir ses bu yolda öl diyor Sesler duyuyorum gittiğin yerden Bekliyorum, avuçlarım semâda Ne yol, ne dağ, ne zaman var arada Her bahar diyorum, başka...
ECDAT
“Allah yolunda öldürülenleri sakın ‘ölüler’ saymayın. Hayır, onlar, Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar.” Âl-i İmrân Sûresi, 169 Toprak alacası miğferimi çıkarıp örterim kalbimin üzerine. Rüzgâr olur annemin parmakları okşar...
MİSAFİRPERVER MUTL...
Karanlık adamlar dolaşıyor beynimin içinde Parlak ayakkabılarıyla düşüncemi çiğneyerek. Islıklarla matem şarkıları üfleyerek, Dünyaya tutunduğum ellerimi öldürüp gökyüzünden serçeyle kırlangıç, denizden mavi araklayan karanlık adamlar. Ütopyalarında çocukların...
HİCVİYE
-Bu şiire sebep olan kişinin şahsında bütün bu zihniyetlere hicviye– Vezin: mefâilün feilâtün mefâilün feilün Mahâretin bu mu tek? Nerde meyvedar bir ağaç, Görürsen üstüne derhal hasetle taşları saç! Demek ki bende de varmış hünerle kâbiliyet, Ki olmasaydı...
HÜZNE GAZEL
Yâd et duvarlar üstüne geldikçe yâr beni! Bilmez ki kimse her gece kasvet sarar beni! Yerden semâya yükseliyorken hayallerim, Hâlâ inatla hapsediyor dört duvar beni! Zihninde her ne hâtıra kaldıysa yak bugün, Sevsen de tez tükendi şu dünyâ kadar beni! Bilmem nedir bu böyle...
PEK ÇALIŞKAN SESSİ...
Ezilir bir tabutla ruhum geceleri Yağan sessizliği birileri beklemeli Işığın kesikleriyle bölünse de yolum Canhıraş bir kibrit kıvılcımıyla zorlardayım Kapı ardlarına saklanıp, çatılara çökerek Çocuk sûretler ile s/iniyorum şehre Her dokunan için çağıracağım...
BU GECE
Yine bir târifi zor hüzne bürünmüş yüreğim; Seni yorgun düşüren sırrını anlat bu gece… Ey benim boynu bükük, bağrı yanık sevdiceğim; Söyle efkârını hem ağla hem ağlat bu gece… Hangi çıkmaz sokağın yolları yıprattı seni? Dön o yerden ne olur, nûra adım at bu gece! Her ne lâzımsa kederlenmek için, her birini, Sök içinden, ya karanlıklara fırlat bu gece, Ya çekip sîneye bir derdine bin kat bu gece! Vezin: feilâtün feilâtün feilâtün feilün
SEMTE SONE
Arûz Vezni: feilâtün feilâtün feilâtün feilün Koca İstanbul esas burdan alır şöhretini… Evliyâlarla melekler bulunan ilçe bura. Bilmeyenler beni anlar mı desem kıymetini: Taşı, toz-toprağı altın ne ağır külçe bura! Ne desem boş… Bu hudutlardan uzak yerde...
SAATİN DİLİ
Uçan saat Her “dakika”, benden çalıyor. Tutun zamanı! Gidiyor ömrüm, Sonsuzun kucağına. Açmış kollarını Bekliyor hışımla. “Biz” de yok , “Ben” de. “O” var artık. Her şey ona bende. “el-mevt’ü hakkun” sûru, Çalıyor “Malik-i...
8.44
Bana doğru koşuyor ellerin Nazikçe salınıyor mevsim rüzgârlarıyla beraber Peşi sıra geliyor ayakların, bembeyaz bileklerin Kaldırım taşları bile senin pembe topuklarına çarpmaktan korkuyor Korkuyor yaralamaktan sırça tenini, geri çekiliyor Bir kadın var düşlerimde Ne...
HAYAL DEĞİL Mİ?
Hayal edin, bedava nasılsa… Bir tepenin zirvesindesiniz Sığ bir tepe olsun Denizin kenarında Hava açık olsun Yalnızca ufak bir bulut kapatsın güneşi Rahat bir koltuktasınız Ayaklarınızı uzatmışsınız Biri diğerinin üstünde Kafanızda yok dünyaya dair hiçbir...
ESKİ DOSTLA HASBİH...
Aruz vezni: mef’ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün Kısa dizelerin (ziyâdelerin) vezni: mef’ûlü feûlün Çok gördü felek neş’emi kursakta bıraktı; Sevmek de yasaktı… Sevdâmı sebebsizce muallakta bıraktı… Kalbim duracaktı. Bak seng-i ...
BELKİ YARIN YİNE G...
Senin yanımdan geçişlerindeki Ağır çekimlerin dahi yönetmeni Anlatmaya çalışıyor Zaman göreceliymiş diye
VEZN İ AHER
VEZN-İ AHER* Gül-likâ bir / yâre meyyâl / oldu günlüm / yok safâm! Yâre meyyâl / olmayanlar/ gam nedir / bilmezler âh! Oldu gönlüm / gam nedir / bilmez iken/ deryâ-yı gam, Yok safâm /bilmezler âh/ deryâ-yı gam / sunmaz ferâh! Hâtırâlar / sende mahfuz / sende...
KANDİL
Aruz vezni: fe(fâ)ilâtün feilâtün feilâtün feilün Omzu âtîye dayanmış şu uzun köprü biziz. Dest-i hikmetle vurulmuş son asır mührü biziz. Dillerin yüzleri nurlandıracak şükrü biziz, Biz asil genç edebiyyâtın en ulvî diliyiz; San’atın sönmeye yüz...
KIŞ TASVİRLERİ
Üşüyorum! Bir kar tanesi dilimin ucunda Adını hatırlayamıyorum Tentelerden damlayan hisler Şakaklarımda aklaşan birkaç fikir Şimdilerde pek revaçta, mağlup olmak Geçmiş zamana aldanmak Geçmiş zamanı aldatmak… Zemherir çıkıyor falcının dudağından İs...
ÜSKÜDAR’DA H...
ÜSKÜDAR’DA HÛ Aruz Vezni: mefâilün feilâtün mefâilün feilün (fâ’lün) Ne Üsküdar’da kalan kalbimin bir âhını bil, Ne başka yâre gönül ver, ne başkasınca sevil! Ya inzivâya çekil tövbe eyle aşka hemen, Cefâya hapsolayım puslu gözlerinde ya ben… Tek...
NOKTA
Nokta. Başlamadan evvel bu hayata Aruz kalıplarında sıkışıp kalınca Kalemim tekellüm eder, hali de bitap Mütebessim olan lafza mahsusen Bazen olur bu hal ona Başlamadan evvel bu hayata Dudaklarından dökülen ilk nota Evvela nokta… Başlamadan biten savaşın bilir misiniz...