KIRK KAPININ KIRK ...

Üzerime sinmiş çekingen bir eda ile alıyorum kitabı elime. İsminin gizeminden midir yoksa içeriğinin kırk kapı ardına gizlenmiş olmasından mı bilmiyorum ufak ufak sızıntılar yaşıyorum içimde. Bir yandan hakkını verebilir miyim korkusu dilime pelesenk olurken diğer yandan...

KAFAMDA BİR TUHAFLIK Şub

KAFAMDA BİR TUHAFL...

Kafamda bir tuhaflıkla başladığım roman doğal seyrinde devam ederken ben şüphesiz ki asla kitabı elimden bırakmayı düşünmedim. Şelalelerin deli dalgalarında akıntıya kapılmış ufak bir taş misali ruhum kitabın mısralarında sanki her seferinde yeniden kelepçe yiyordu....

NAZIM HİKMET VE YERGİ Oca

NAZIM HİKMET VE YE...

İlk basımı 2014 yılının Haziran ayında yapılan Nazım Hikmet ve Yergi kitabı, Tunceli Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi ve Yeni Türk Edebiyatı anabilim dalı başkanı Yrd. Doç. Dr Türkan Yeşilyurt tarafından yazılmıştır. Komşu Yayınları...

CEHENNEM Haz

CEHENNEM

Bildiğiniz üzere Dan Brown’un son kitabı Inferno, Türkiye’de ‘Cehennem’ ismi ile satışa sunuldu. Kitabın ön kapağı yurt dışındakiler ile aynıyken, arkasında öncemli bir değişiklik yapıldı; diğer basımlarına karşın, arkada bir Ayasofya fotoğrafı vardı;...

“KÂİMΔ HASAN EFEN...

1.      HAYATI Asıl adı, Hasan Efendi’dir; Kâimî Baba, Kâimî Hasan, Hasan Bosnevî isimleri de verilmektedir. 1625 – 1690 yıllarında Bosna’da yaşamıştır. Şeyhî ve Safayî, Kâimî’yi 1090’da vefat ettiğini söylüyorlar. Halbuki bu kaynaklar 1091 hududu veya...

ŞAH İSMAİL HATAYİ ...

Bu yazıda kısaca Şah İsmail’i tanıtıp onun edebi kişiliği hakkında bilgi verecek ve divanından bir şiirinin tahlilini yapacağız. “Hayatı, sanatı, tarikatı ve divanından bir şiir” başlıklar altında incelememizi sunacağız. 1.      HAYATI İran Safevi...

KİM BAĞIŞLAYACAK BİZİ: ŞİİR OKUSAK? Tem

KİM BAĞIŞLAYACAK B...

Kim Bağışlayacak Bizi: Şiir Okusak? [1] Yakınında değilim öfkenin ve uzağında da değilim rastlantının kısa anındayım ve sonsuzluğun da ardında ah! [2] Birhan Keskin şiirlerini sonradan keşfedenlerdenim ben de. Sadık Yalsızuçanlar söyleşisinde Lale Müldür’le...

ELMA KOPARILMADAN EVVEL

“Şiir, dilin gelişmesine, onun modern hayatın getirdiği değişikliklere ve daha karmaşık şartlara, daha basit bir devirde olduğu gibi, doğru olarak ifade etmeye yeterli bir hale gelmesine yardım etmelidir”[1], diyor T. S. Eliot. Hiçbir zaman şiire ideolojik veya toplumsal bağlamda misyon yükleyenlerden olmadım. Fakat Eliot’un sözünü ettiği dil mevzuu şüphesiz ki şiirin çekirdeğini oluşturuyor. Dil yaşayan bir unsur olarak şiir sayesinde üslupla harmanlanıp, eğilip bükülerek çeşitli formlarda bizi kuşatıyor. Şiir aracılığıyla etkin bir biçimde bizi sarıp sarmalayan dil, tınısında ilk...

BİR DEĞİŞKENİN İZAHI OLARAK: “KAF” Mar

BİR DEĞİŞKENİN İZA...

“Kendime diyorum bazen seni buldum Çekerken ağları sudan Suyu bulursun öyle oldum.”[1] Şairler; çoğu zaman kaybolmuş, aslında en çok kendini bulmuş, hiçbir yerden ve her yerlidirler. Bu teze kısa bir hikâyeyle devam etmek istiyorum: Octavia Paz, dünya çapında ünlü,...

ARTAN KADIN CİNAYE...

Haber, belirli özelliklere sahip dış uyarıcıları tespit etmek ve bu tespiti alıcılarına çeşitli kanallarla iletmek şeklinde tanımlanabilir. Haberin alıcılarına iletilmesi konusunda hangi kurallar geçerli olmalıdır? Toplum için haber ne derece önemlidir? Haberin doğru...

HALİL CİBRAN’...

1883 yılında Lübnan’da doğan Halil Cibran ressam, şair ve filozof’tur. Kendisini şöyle tanımlar: “Ben ne bir sanatçı , ne de bir şairim. Ben bir sisim; her şeyi örten, ancak hiçbir zaman bir araya getirmeyen bir sis.”[1] Cibran, Arapça ve İngilizce eser ve...

YILIN YAPIMI: ÖLÜLERİ GÖMÜN!

-İnsanlar ülkeleri için ölürler, sen ölmezsen, başkaları ölür. Bu değişmeyen kuraldır. Bundan yıllar önce insanlar Firavun için, Sezar için, Roma ve daha birçokları için öldüler, ve gömüldüler! Sen neden gömülmeyesin? -Firavun için, Sezar için, Roma için ölen insanlar için artık ümit yok. Umudun tamamen yok olmaması için insan artık şunu anlamalı: Sadece kendi istediğinde mezarına gidebilmeli insan, ne Firavun için, ne Sezar için, ne de Roma için! Irwin Shaw’ın orijinal adı “Bury The Dead” olan oyunu ilk kez 2010 yılında Türkiye’de “Ölüleri Gömün” adıyla sahnelendi.İlk kez...

REŞAT NURİ VE “YEŞİL” MUAMMASI Oca

REŞAT NURİ VE “YEŞ...

Hilafetin yaşam tarzı ve korunması ciddi önem arz eden bir kurum olarak şekillenmesi ve bunun asırlarca süren bir İmparatorluk geleneği olması; değişimin gözetildiği zamanlarda en çok tartışılan konu olmasına kapı aralamıştır şüphesiz. Birçok Milli Mücadele Dönemi...

ZAMANIN TINISINDA DÜNYA NİMETLERİ

“Nathanael, Tanrı’yı her yerden başka yerde arama.”[1] Andre Gide, gençlik yıllarında kaleme aldığı eseri Dünya Nimetleri’nde böyle başlıyor sözlerine.  Coşkunluklarını, aşklarını, bilgeliğini, arayışlarını, tutkusunu, heyecanını, sevgisini ve insana ait olan her şeyi ortaya koyuyor Menalque aracılığıyla. Menalque kitabın ilk kısmı Dünya Nimetleri’nde bir bakıma sözcüsü oluyor Gide’in ve Nathanael’e hayat yolunda rehberlik edecek sözler sarf ediyor. Öyle cümleler kuruyor ki zaman zaman, sanki bir kitabı okumuyorsunuz, içinizden gelen bir müziğe kulak veriyorsunuz. Kendinizi...

ŞEHR-İ İSTANBUL

Nobel ödülü alan ilk Türk edebiyatçımız Orhan Pamuk’un kaleminden çıkan İstanbul – Hatıralar ve Şehir kitabını, “Bir İstanbul Biyografisi” olarak düşünebiliriz. Her ne kadar kendi yaşam öyküsünü anlatsa da yazar aslında kendi yaşam öyküsünden ziyade...

YANIK

Gerçek haykırılmadıkça, bir kördüğüm gibi düğümlenip kalıyor zaman. Öyle bir an ki, o ana kadar öğrenilmiş tüm gerçekler birer ayrıntı. Çocuğuna verdiği sözün tutsağı bir anne… Ömrünün son on yılını, verdiği sözü tutabilmek adına. Suskun geçiriyor. “Sadece verdiği sözleri tutanlar mezar taşını hak ederler. Ben tüm sözlerimi tuttum Neval… Bizim köyün mezarlığındaki mezar taşlarında kimsenin adı yazmaz. Mezar taşlarına isim yazmak için okuma yazmayı bilen kimse yok. Bu köyden git. Okumayı öğren, yazmayı öğren, düşünmeyi öğren. Ve geri dönüp, mezar taşıma ismimi...

BEŞİNCİ DAĞ ve İLY...

“Beşinci Dağ’ı görüyor musun? Ona farklı yönlerden baktığında farklı bir dağ görmüş gibi oluyorsun, oysa dağ hep aynı dağ. Bu yaratılmış olan her şey için geçerli: Hepsi aynı Tanrı’nın farklı yüzleri.” Yaşadığı hayata ve dünyaya mistik bir bakış...

ŞAİRLERDEN BİRİ VA...

“Ve seneler geçti ve yaz ayları geçti ve gençlik geçti. Ve kızgın sabahlarda, kızgın öğlelerde, ikindilerde, gece bazen saat 9’lara kadar ter içinde tercümelerde geçti, bir şeyler umarak birikecekti paralar… Ve seneler sonra rahata… Kavuşulacaktı. Ellerde kalan? Hiç!...

İKİ FARKLI KUŞAK – İKİ ARADA KALMIŞLIK

Sessiz Ev, 1983 yılında yayımlanan Orhan Pamuk’un ikinci romanıdır. Yazara 1984 Madaralı Roman Ödülü ve 1991 Prix de la Découverte Européenne (Avrupa Keşif Ödülü)’nü kazandıran bu romanda Türkiye tarihinde meydana gelen iki önemli siyasi olayın toplum üzerinde nasıl etkiler bıraktığını daha yerel ve gündelik hayat içerisinde okuma fırsatı buluruz. Aile içi ilişkiler ve aydın-halk ilişkisini, Fatma Hanım’ın zihni üzerinden Selahattin Bey’in konuşmalarıyla gözlemleriz. Selahattin Bey’in hayatını, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine rastlayan gençlik yılları ve İttihat ve Terakki...

DELİ KIZIN TÜRKÜSÜ...

“Şiir tutku içinde bir avdır. Avcıdan, insan olduğu için acıma, iyi avcı olduğu için kesin bir öldürüm beklenir”  diye cevap verir  Gülten Akın, şiir anlayışı sorulduğunda. Şaire avcı benzetmesi yaparken, bireysel tutkularının dışında görevini  yerine iyi...