SU ÇEMBERİ

Karanlığın koyu vaktinde ansızın kaydım Ve karnı dev kadar aç kirli dalgalar tuttu… Ne vardı ben de Yusuf denli muhkem olsaydım! Bu okyanus beni iştahla büsbütün yuttu… Büyük bir ahtapotun kollarında can verdim; Yırtıldı bağrı gömleğimin… Ben oysa annemin omzunda ölmek isterdim; Cennetle müjdelenmek için… mefâilün feilâtün mefâilün fa’lün fa’lün mefâilün feilün

HİCVİYE

-Bu şiire sebep olan kişinin şahsında bütün bu zihniyetlere hicviye– Vezin: mefâilün feilâtün mefâilün feilün Mahâretin bu mu tek? Nerde meyvedar bir ağaç, Görürsen üstüne derhal hasetle taşları saç! Demek ki bende de varmış hünerle kâbiliyet, Ki olmasaydı...

SEMTE SONE

Arûz Vezni: feilâtün feilâtün feilâtün feilün Koca İstanbul esas burdan alır şöhretini… Evliyâlarla melekler bulunan ilçe bura. Bilmeyenler beni anlar mı desem kıymetini: Taşı, toz-toprağı altın ne ağır külçe bura! Ne desem boş… Bu hudutlardan uzak yerde...

VEZN İ AHER

VEZN-İ AHER* Gül-likâ bir / yâre meyyâl / oldu günlüm / yok safâm! Yâre meyyâl / olmayanlar/ gam nedir / bilmezler âh! Oldu gönlüm / gam nedir / bilmez iken/ deryâ-yı gam, Yok safâm /bilmezler âh/ deryâ-yı gam / sunmaz ferâh! Hâtırâlar / sende mahfuz / sende...

KANDİL

Aruz vezni: fe(fâ)ilâtün feilâtün feilâtün feilün Omzu âtîye dayanmış şu uzun köprü biziz. Dest-i hikmetle vurulmuş son asır mührü biziz. Dillerin yüzleri nurlandıracak şükrü biziz, Biz asil genç edebiyyâtın en ulvî diliyiz; San’atın sönmeye yüz...

ÜSKÜDAR’DA H...

ÜSKÜDAR’DA HÛ Aruz Vezni: mefâilün feilâtün mefâilün feilün (fâ’lün) Ne Üsküdar’da kalan kalbimin bir âhını bil, Ne başka yâre gönül ver, ne başkasınca sevil! Ya inzivâya çekil tövbe eyle aşka hemen, Cefâya hapsolayım puslu gözlerinde ya ben… Tek...

22 YAŞ Ağu

22 YAŞ

Azaldı gitgide ömrüm, yaş işte yirmi iki… Neler getirdi şu yıllar neler götürmedi ki… Bakarken üç sene evvelki bir fotoğrafıma, Geçen zamanlara kızdım, ”Nasıl değiştim ama!?” O süslü saçları -heyhât- ilerledikçe yaşım, Şakaklarım üzerinden...

ECEL

Aruz Vezni: mefâilün  feilâtün  mefâilün  feilün Rüyâda üstüme şimşek misâli hızla gelen, Ve önde, arkada, her yanda gördüğüm o tren, Eceldi belki de… ‘’Eynel Mefer’’ bu olsa gerek! Kaçış yerim mi var artık? Bugün yarın gelecek… Tren rayındaki...

LEB DEĞMEZ

LEB DEĞMEZ (DUDAK DEĞMEZ)[1] (mefâilün mefâilün mefâilün mefâilün) Yazık, yazık! Dudaklarıyla aşkı kirletenlere, Yiğittir aşk içinde yâre saklayan dudakları… Yuh olsun aşkı öyle kirleten rezîle yüz kere, O şanlı koç yiğitlerinse çınlasın kulakları… Günâh...

HAYAT-I DÜNYA

Söze yok mu hiç sadâkat, bu kaçıncı tövbe oldu? Yüreğinde her günâhın birikip de kubbe oldu! Ne namaz, niyâz, ibâdet… Ne de bir küçük meziyyet… Mütemâdiyen sefâhet… Yaşamın ne zübbe oldu. Neden aldanırsın âyâ, kısacık hayât-ı dünyâ… Uyanınca bitti...