ETİKETLER

İLGİLİ YAZILAR

PAYLAŞ

SENİN ANNEN BİR KADINDI

Konuşmayı öğrendiği günden beri beni defalarca zor durumda bıraktığı kesin. Sorduğu sorular bazen hiçbirimizin sormayı cesaret edemediği ve bu yüzden cevabı üzerinde hiç düşünmediğimiz türden. Ama bazı soruları çok daha zor. Düşündükçe beynimi lime lime eden, o yüzden hep düşünmekten kaçtığım şeyler var. Ona anlatmadığım zaman hiç sorun olmayacağını düşündüğüm şeyler. Aptal ben, her şeyi öğrenene kadar soracak işte. Her bir detayı, her bir pişmanlığımı, her bir günahımı anlatmak zorunda kalacağım. İzliyorum, günbegün büyüyüşünü. Her geçen gün yeteneklerine bir yenisini ekliyor. Konuşmayı ve düşünmeyi öğrendi önce. Annesini ilk kez sorduğunda anladım, artık beni darmadağın etmesini de biliyor. Soruyu duyar duymaz beynim uyuşmuş, dilim karıncalanmış, gözlerim yerin yedi kat dibine gömülmüştü. Ne dediğimi net hatırlayamıyorum ama birşeyler deyip geçiştirmiştim işte. Salak ben, sanki çocuk kandırıyorum. Aslında evet, bir çocuk, ama hayır, kandıramıyorum. Unutmuyor, sadece düşüncelerine bir kitap ayracı koyarcasına ara veriyor, sonra kaldığı yerden, acımasızca sormaya devam ediyordu. Aynı şeyi tekrar sorarsa ne cevap veririm diye düşünüyordum aylardır.  Ama bu sefer hiç beklemediğim bir yerden geldi soru.

  • Baba?
  • Efendim kızım?
  • Benim annem neydi?
  • .na.. nasıl yani?
  • Sevde’nin annesi öğretmenmiş, Dilara’nın ki doktor. Benim annem neydi baba?

Annesi, sevdiğim, deli gibi sevdiğim, ama beni neden  sevdiğini hiçbir zaman anlayamadığım kadın. Evlenirken farkında mıydı bilmiyorum, onu nasıl bir bataklığın içine çektiğimi. İlerleyen yıllarda anlayacaktı, ama hiçbir zaman şikayet etmeyecek ve bu beni daha da yerin dibine sokacaktı. Zor günlerdi, elinden pek birşey gelmeyen ama hep olmadık hayaller kuran ben, girdiğim kelepir işlerde bir türlü tutunamıyordum. Hep kendi işimi yapmak istiyor, girdiğim bir işte üç beş kuruş kazanınca havaya girip patrona dayılanıyor, kovulup kendi başıma bir şeyler yapmaya çalışıyor… ve her defasında elime yüzüme bulaştırıyordum. Eve getirdiklerim ile evden eksilttiklerimi hesaplarsam sanırım birbirini götürür, elde var sıfır, evde var sıfır. Evi ayakta tutmaya çalışan bendim, ama hem evimizi hem de beni ayakta tutan oydu, annesi. Neredeyse her gün birilerinin evine temizliğe gidiyor, oradan kazandıklarıyla boğazımızdan az da olsa birşeyler geçiyordu. Ona hiç saygısızlık yapmadığım gibi sevgimi de hiç eksik etmedim, sanırım bu yüzdendi bir gün olsun bana beceriksiz, işe yaramaz demeyişi. Her çıkarıldığım ve her batırdığım iş için beni teselli ediyor, her yeni gireceğim iş ve her yeni kurduğum hayal için bana destek oluyordu. Evet işe yaramazdım, ama bu gerçeği, bana o hediyeyi verdiği gün daha da acı bir şekilde anladım. Artık bir kızımız vardı ve ben hala bir baltaya değil sap, sapına odun bile olamıyordum. Annesi ise evi ayakta tuttuğu yetmezmiş gibi şimdi bir de yavrusu için kendini paralıyordu. Gördüm, her geçen gün, giderek eriyişini gördüm. Eriyişini, parçalara ayrılışını, tükenişini… Yalnızca izleyebildim. Yapabilirdim, izlemekten fazlasını, yapamadım.

“Annen bir temizlikçiydi yavrum”, diyemedim, ya da hizmetçi. Başkalarının, tanımadığı insanların kirlettiği halıları, parkeleri, hayatları temizleyen bir temizlikçi. Hayır diyemezdim. O yaptığı işten utanmadı hiç. Ama benim onu yaşamak zorunda bıraktığım hayat, beni… Hayır hayır utandırmak falan değil bu, düşündükçe kaskatı kesiliyor, nefesimi kontrol edemez hale geliyorum. Düşündükçe yemin olsun ki defalarca ölmek istiyorum, ölmek, haysiyetsizce, zavallıca. Kimse benden çok hak etmiyor bunu. Ama giderken bıraktığı emanet, zoraki tutuyor beni bu dünyada. Her intihar girişimim, onun yadigarı kızımın kulağımda yankılanan sesiyle son buluyordu. Neden sonra aklıma o kelime geldi. İlk başta bu mesleği tarif edebilmek için kullanılabilecek en nazik kelime dedim içimden, ama aslında bir cinsiyete nasıl bir yük yüklediğimizin tarif edilemez utancıydı. Ne var ki bu kelimeden başka bir çarem yoktu sanırım.

  • Senin annen bir kadındı yavrum.
  • …………..?
  • Evet, senin annen bir kadındı. Yüreği kocaman bir kadın. Benim adamlığımdan daha fazla bir kadın.
  • Kadın ne demek baba, kadınlar ne yapar?
  • Kadınlar insanların kirlettiklerini temizlerler kızım. Onlar, kadınlar olmasa bir gün olsun devam edemez yer yüzünde hayat. Pisliğimizin, hayasızlığımızın, sefilliğimizin, serseriliğimizin ve bedbahtlığımızın içinde boğulup gideriz…
  • Biraz daha anlat baba, …. nolur?
  • Annen her yeni güne besmeleyle başlardı kızım, Allah’ın verdiği rızıktan fazlasını asla istemezdi. Her sabah elimizdeki üç beş lokmaya sevgisini ve sabrını katıp kahvaltımızı hazırlardı. Sonra çıkardı evden, şu pislik içinde yüzen dünyayı biraz olsun arındırabilmek için kirden. Gülümsemesi yeterdi aslında, yalnızca bir baksa, tertemiz olurdu şu içimdeki koyu karanlık ve bir o kadar kasvetli dünya. Kızım ben işsizdim ama o bütün işinin arasında hem sana bir çiçeği incitmekten korkarcasına özenle bakar, hem de bu evi ayakta tutardı. Bana bir kez olsun eve beş kuruş getiremediğim için hesap sormadı. Bir kez olsun boyun devrilsin demedi, şu boyu binlerce kez devrilesi adama. O gün telefonum çalıp o haberi aldığımda benden daha acınası, benden daha sefil, benden daha serseri, benden daha aşağılık…. Benden daha beş para etmezi yoktu şu dünyada. Ben yine aylak aylak sokak aralarında iş bulmaya çalışırken, o seni de alıp çalışmaya gitmişti, kadınlık yapmaya. Gösterişli bir villanın son model jakuzisini temizlerken elektrik kaçağına kapılmış ve oracıkta bizi bırakmıştı. Bırakmıştı dememe bakma kızım, o bizi hiç bırakmak istemedi. Ama bazen bırakmak zorunda kalırsın, hiç istemesen de. Ölmek der insanlar. Annen bizim için çırpınırken öldü kızım. Yani bizi hiç istemeye istemeye bıraktı ve gitti.

Hıçkıra hıçkıra, sarsıla sarsıla ağlıyordum. Sımsıkı sarılmıştım kızıma. Tıpkı annesine sarıldığım gibi. Saçları gözlerimden dökülen yaşlarla sırılsıklam olmuştu. Kokladım, uzun uzun, ne de güzel kokuyordu, tıpkı annesininki gibi. Ne kadar öylece kaldık bilmiyorum. Sonra derin bir nefes aldı aniden.

  • ..
  • Efendim kızım.
  • Ben büyüyünce…, baba ben büyüyünce kadın olmak istiyorum.
  • ……………
  • Tıpkı annem gibi.