BOZ BULANIK BİR Sİ...

Her akşam karanlıkla sönüyor aydınlık saydığım sabahım Vicdanımı sızlatıyor zemheride filizlenmiş nice kör, sağır günahım Ne temizim demeye yüzüm var, ne daha kararmaya niyetim Aklanmaya meftun boz bulanık bir siyahım…

BETİMLEYİŞ

Çağı kurtarmanın sevincidir gözlerin, Yitirilen dostun hüznü. Ansızın gelen acı haberin korkusu, Havsalamın titremesidir ellerin. Geçmişin kanatlarını taşır alnın, Silinmeye yüz tutmuş anıların. Heybende taşırsın gözyaşlarını, bilirim Saçlarına âşık, ağlayan...

BİZİM HİKAYEMİZ...

Bir yudum sevgi biraz yalnızlıktı bizde tezatlar Bir gündü pencerelerde beklediğimiz ansızın  doğmasını Beklerdik yorulmadan aydınlık günleri Yarınlara küsmezdik bugünler bizi üzdü diye İlk baharda açardı çiçeklerimiz Sonbaharda ayrılık vakti gelirdi Hüzün...

NEŞELİ’YE SE...

Bir gece derlemesi de olabilirdi bu. İyi gördüm beni. …bir ah etti serçe parmağım Gecenin gizi uzun soluklu bir yaz serinliğine bürüyor, toparlıyordu coğrafyamı. Beni bana sunana kendimi vermeye koşuyordum şimdi. Hayatımın olimpiyatına en hazırlıksız dönemimde...

MEZOPOTAMYA

Ay doğmuştu çoktan Mezopotamya’nın üzerine ve Dicle nehri durağanlaşmıştı. Her taraftan gelen kurt ulumaları gecenin sessizliğini bozuyordu. Gecenin karanlığında biri yürüyordu çorak toprağın üzerinden. Ne yüzü görünüyordu ne de cinsiyeti seçilebiliyordu....