EN-EL AŞK

Geçen yüzyılda unuttum hayat treninden inmeyi Yağmurlar yağmasaydı toy coğrafyamızda Bulmayacaktım kendimi Waldroff Sokağında Muhyiddin Arabi’nin yanıydı yerim Endülüs İspanya’sında bir gecekonduda.   Keşke görmeseydim seni Körpe yıldırımlar düşerken Dahi bir...

İZAH-I HAL

Sonunda bitmişti. Tüfek, kasatura, mermi, bomba ve benzeri muharebe teçhizatlarını nizamiyenin diğer ucunda bırakmış ve ölümü hatırlatan tehlikeli mevzilerden ayrılarak doğduğum topraklara geri dönmüştüm. Aklımın odalarını işgal eden yarına dair tüm amansız...

NEYİM

Üflenen bir neyim, neyzenin elinde. Ağlatan şiirim, şairin dilinde. Gönüller bî-huş ise neylesin ney. Ölüler dirilmez neyzenler ilinde.   Tohum tohum büyüttüm umudu kalbimde. Zer ettim kalbimi yeryüzünün kalbine. Yenilgilerle büyüdüm yenilgilerle. Her bir karanlık...

ZAMANIN DOĞRUSU

Güldüğünde, dünyaya dönmeyi unutturan bir kadın sevmişti ve onu bir daha görebilmek için bir vaktin dolmasını bekliyordu. Geçen zaman ile geçtiği düşünülen zaman arasındaki fark daha önce hiç bu kadar fazla olmamıştı. Belki de beklememeliydi daha fazla… Hatta bu...

DOYASIYA SON

Düşman gece Gündüz geceden somurtkan Burası böyle zulüm Titriyor insan Sövdüklerin hani Yoksa değere mi kurban Burası böyle işte Kuyusunda vefa Kıyısında zindan   O böyle buyurdu bilirim Sonunda vefakar soluğu Çetin mi çetin Susmak ölümden yana İçinden çıkılmaz...