İŞLEVİNİ YİTİREN D...

Gövdesini taşıyamayan bir “İ” harfi sağanak yağışlar altında ne kadar yürüyebilirse o kadar yol kat etmişti geçen zamanda. Harfler birbirinden kaçtıkça kalemle kırbaçladı onları hizaya gelsinler diye. Zorbalıkla yan yana duran harflerden ne kadar güler yüzlü...

KALEMLER VE BEGÜM

Bakışın avuçlarımda gezinir Gözlerin bir Venüs gibi Hep uzaklara çağırır Esir olmuş bu şehrin sokaklarında Aşkı yalnız mavi önlüklü çocuklar bilir Kalemler ve begüm Hint prensleri gibi düşer ve kırılır Bir kaçıştır zaman Seni andığım saatleri...

İYİ ARKADAŞ KİME DENİR Ara

İYİ ARKADAŞ KİME D...

Arkadaş konsepti üzerine söylenecek ne çok şey var değil mi? Nitekim pek çok müellif yayımladığı tefrikalarda, bu kavramı enine boyuna irdelemiştir. Bilhassa filozoflar, arkadaş mefhumu üzerine ziyadesiyle çalışma yapmış ve savlarında; “ Arkadaş mefhumunun evveliyatı,...

“SON”SUZ HİKÂYE...

Bu hikâyeyi okudum daha önce ve tek farkla. Sonunu biliyorum bu hikâyenin. Nereye gideceğimi de. Ben olmadan da aynı rolü aynı insanların oynayacağını. Bildiğim bir hikâyede yön verici ben değilim, sadece katılmak istiyorum; sonu için varım bu hikâyede. Sonunu yaşamak için...

SIRADAN GÜN

Hava yağmurlu değildi. Yaz havası da yoktu. Kuşlar ötüşmüyor, kelebekler dört bir yana uçuşmuyordu. Oldukça sıradan bir gündü. Hatta sıkıcı bir gün.  Âşık olabilmek için çok saçma bir gün. Hiç bir insan sıradan bir günde âşık olmaz. Ben insan değildim mi...

HAYAT NAMELERİ

Kâğıdıma düşen mürekkebim derdim Düşen dert değil dert ortağım derdim   Tutsaktır özgürlüğün güzidesi hayat Keşke tutsaklığa tutsak olsak derdim   Kara yastıklar ruhumuzu perdeler Tecessüs eder rüyalarımız derdim   Tedhiş edelim hayatı...

ISINMAYAN ELLER

Balkonda oturuyordum. İkinci kattaydı dairem. Çokta yüksek sayılmazdı yani. İnsanlar gelip geçiyordu sokakta. Mavi elbiseli kız, yeşil ayakkabılarının üzerinde, geçiyordu önümden. Saçları dalgalanıyordu, her adımında. Beyaz teni, siyah saçlarıyla, hayallerimdeki...