ETİKETLER

İLGİLİ YAZILAR

PAYLAŞ

ŞİİRİN ÇİKOLATA SARKITAN ABİLERİ

Bana bakar mısınız benim güzel abilerim? Sizden çok özür dilemek istiyorum. Gerçi harcım değil sizlerin bakışlarını dahi bir tarafa çekmek, ama olsun. Sizden bir şeyler dilemek istiyorum müsaadeniz olursa. Ey benim derin bakışlarından ötürü, içinden şiirsiz geçilemeyecek abilerim! Bana bir şiir bağışlar mısınız, tabii bu andan önceki tüm yazdıklarımdan ötürü beni bağışlayarak?

Sen Recai Abi, seni hep şair diye düşledim, uzun bir şiir gibi okudum. Şimdi  bana tahta bir at alır mısın, hem sallanır olanlarından. Belki kaybedilmiş çocukluğum yetişir bahçeme sayende.

Baksana Cemal Abi, seninle kelimelerin ağızlarından öpsek olur mu? Bana bir (g)üvercin ka(nadı) armağan edebilir misin? Daha önce senden neden bir gül istemedim bilmiyorum ama beni öpeceğinden korktum sanırım…

Ece Abim senin bakmanı istemektense, yanına geleceğim. Korkuyorum nazarlarından çünkü… Şey diyecektim Ece Abi sana, şu aksi bakışını verir misin bana  gazoz kapaklarıma karşılık? İstersen tüm kapaklarımı veririm sana, bir de şu duruşun için…

Turgut Abi, sen bana bakarken unutuyorum aklımdaki tüm dizeleri. Ama ben saatime bakınca hatırlarım her şeyi. He, sahi o Büyük Saatine bakabilir miyim bi kerecik bakabilir miyim? Belki bilemediklerimi bile hatırlarım o sayede. Aslında senden istediğim o babacan duruşunla bir masal sadece. Merak ediyorum o zarif bakıştan nasıl taşar acemilik?…

Herkesten ve tüm abilerimden bir şeyler dilerken Hilmi Abimden yalnızca özür dilemek olmaz tabii. Hilmi Abi, senden şu hurufîliğini rica etsem? Bir de başımı okşasan ne iyi olurdu be Hilmi Abi… ‘Kardeşime…’ diye yazmışsın ama hiç gözlerimiz değmedi birbirine. Beni kessen, biçsen sonra da bir ‘İslâm Şiirleri’ çıkartabilir misin acaba, o tüm Çöl Şiirleri, Yaz Şiirleri vesaireden sonra? Beni bir gül olarak ekip, erguvan olarak açar mısın Abi; sözün kadar öz olmak istedim…

Sıra sende Beşir Abi! O mağrur bakışından korksaydım emin ol, bahçendeki erikleri çalmazdım, çiçekleri ezmezdim. Onun için önce senden özür dilemeliyim. Sonra da Kayıp bir Şiir olmamak için merhamet… Sayende uzun yazmamam gerektiğini anladım ama ‘Tereddüt’ hep gülümseyerek anılan bir şiir oldu. Mantık oyunlarını bana versen olur mu Beşir Abi, hem ne olur artık bıraktın şiiri, ver gitsin bu öğrenci ruhlu adama… Biliyorum, yine koşacağım peşinden…

Sürme gözlü Ömer Abim, senden bir şey istemeden önce tüm yarım kalan cipslerimi, yarım kalan heyecanlarımı, yarım misinamı,… yarım olan her şeyi sana bağışlıyorum. Sonrasında ak yüzüne Kör nazarlardan uzak bir selam sunuyorum ki yanma Kireç kuyusunda ki korkarım ben Evvelden beri yangından. Ah be Ömer abim nasıl da geliverdin de kırıverdin şiir zincirini, usulca dağıtışını ver bana olur mu? Ufukta bakışların şimdi kor kadar kızgın…

Ve benim gözlerinden geç öptüğüm güzel Haydar Abim! Seni tanıdığıma öyle memnunum ki, fındığını bulmuş sincap olsam bi şerbet açıp kırar içerdim yanında. O derece yani… İnceliklerle yaşamayı öğrettin bana. Haydar Abi, sen sakalını ver bana olur mu, bir de o tekir gülümsemeni. Tamam Nar senin olsun, dokunmuyorum geleneğine ama kedileri de beraber beslesek ne olur?

Bir tanecik Abilerim benim. Kiminiz üstünde kiminiz altındasınız toprağımın. Dedelerimi saymıyorum Yahya, Haşim ve Tanpınar… He, adını unuttuğum yakışıklı abilerim de var şimdi. Hakkını yemeyeyim Sezai, İsmet, Edip, Cahit Abilerimin de. Biz çocuk-adamlara bir bakış veren yürek nağmesini dillendirip, tomurcuklandıran; siz mısır yürekli patladıkça büyüyüp çoğalan abilerim! Hiç büyümeden kalmayı öğrettiniz bana, dizenin resimden çağrısını…

Ah be dede! Öpemedim ki abilerimin ellerinden, onlar da öpemedi alnımdan… O zaman açılıp aşık atardık kendi çölümüzde. Çölün bittiği yerde ben varım. Benim bittiğim yerde sonsuz…

Öpüyorum dizelerinizden benim şiir gözlü abilerim!..