ŞİİRİN ÇİKOLATA SARKITAN ABİLERİ Nis

ŞİİRİN ÇİKOLATA SARKITAN ABİLERİ

Bana bakar mısınız benim güzel abilerim? Sizden çok özür dilemek istiyorum. Gerçi harcım değil sizlerin bakışlarını dahi bir tarafa çekmek, ama olsun. Sizden bir şeyler dilemek istiyorum müsaadeniz olursa. Ey benim derin bakışlarından ötürü, içinden şiirsiz geçilemeyecek abilerim! Bana bir şiir bağışlar mısınız, tabii bu andan önceki tüm yazdıklarımdan ötürü beni bağışlayarak? Sen Recai Abi, seni hep şair diye düşledim, uzun bir şiir gibi okudum. Şimdi  bana tahta bir at alır mısın, hem sallanır olanlarından. Belki kaybedilmiş çocukluğum yetişir bahçeme sayende. Baksana Cemal Abi,...

ÇOCUKLUĞUMA MEKTUPLAR Nis

ÇOCUKLUĞUMA MEKTUP...

Sevgili çocukluğum, Bu mektubu sana yazmak için çok düşünmedim, sadece doğru zamanı bekledim. Ne zaman seni özlediğimi ve sana geri dönmek istediğimi hissedersem o zaman yazacaktım. İşte o gün geldi. Sana her şeyi bir çırpıda anlatamam. Çünkü büyümek, oynamaya...

KARINCALAR BİLMEDEN SEVERLER

Bismillah ile başladım, Şeytanları taşladım, Şeytanlar gelene kadar, Ben yeni işe başladım. Yatağımın hemen kıyısında duran bir çift yeni terliği fark ettiğimde 6 yaşındaydım ama annemle babam ne zamandır yoklar hiç bilmiyorum. Kendimi bildim bileli babaannem ve onun üç aylığı ile yaşıyorum. Üç aylığın, üç ay boyunca yettiği günlerdi, fazla bir masrafımız yoktu. Hafta sonlarında ve boş geçen beden eğitimi derslerinde Bakkal Tayyar Abi’nin yanında çalışıyordum. Tayyar Abi iyi adamdı ama bir gün bile güvenip elime para vermedi. Her ayın on beşinde babaannemi çağırır bakkaldan un,...

YAZARLARIMIZ EN SON NE OKUDULAR? Nis

YAZARLARIMIZ EN SO...

Betül Yasemin Erol Aylak Adam-Yusuf Atılgan Yapı Kredi Yayınları “Yoksa her şey ben olmadığım zaman, benim olmadığım yerlerde mi oluyordu?” (s.11) “Gitseydi B.’yi tanıyacaktı. bu fırsat kaçtı. ikinci fırsatın bunca çabuk çıkacağını kim...

ALİ URAL: HAYAT VE...

Elime bir Posta Kutusundaki Mızıka’yı daha aldım. Arkadaşlarıma ilk kitap hediyem mutlaka o olur, kitap tavsiyesi istendiğinde aklıma ilk gelen yine o. Ya gerçekten okuduğumu hissettiğim ilk kitap olduğundan ya elime her alışımda beni yazmaya cesaretlendirdiğinden –ki...

ECDAT

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ‘ölüler’ saymayın. Hayır, onlar, Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar.” Âl-i İmrân Sûresi, 169   Toprak alacası miğferimi çıkarıp örterim kalbimin üzerine. Rüzgâr olur annemin parmakları okşar...

BİR MEDENİYET ŞEHRİ: İSFAHAN Nis

BİR MEDENİYET ŞEHR...

İsfahan için “Nısfh-ı cihan”, yani dünyanın yarısı denir. Tebrizliler buna karşılık şöyle derler: “Eğer Tebriz olmasaydı?” İsfahan, İran’ın üçüncü büyük şehri… Köprü ve camileri ile meşhur şehirde çok sayıda tarihi eser bulunuyor. Bulvarı,...

MİSAFİRPERVER MUTL...

Karanlık adamlar dolaşıyor beynimin içinde Parlak ayakkabılarıyla düşüncemi çiğneyerek. Islıklarla matem şarkıları üfleyerek, Dünyaya tutunduğum ellerimi öldürüp gökyüzünden serçeyle kırlangıç, denizden mavi araklayan karanlık adamlar. Ütopyalarında çocukların...

KAHVERENGİ ÇANTALI...

Olanca hızıyla önünden geçen tramvayın birazdan nasıl duracağını düşündü, olağandışı hıza şaşırdı. Tramvayın yarı ayna camından saçını düzeltirken içerideki insanlara odaklandı aniden. Başını öne eğip sarı çizgiyi geçip geçmediğine baktı. Solundaki...

ELMA KOPARILMADAN EVVEL

“Şiir, dilin gelişmesine, onun modern hayatın getirdiği değişikliklere ve daha karmaşık şartlara, daha basit bir devirde olduğu gibi, doğru olarak ifade etmeye yeterli bir hale gelmesine yardım etmelidir”[1], diyor T. S. Eliot. Hiçbir zaman şiire ideolojik veya toplumsal bağlamda misyon yükleyenlerden olmadım. Fakat Eliot’un sözünü ettiği dil mevzuu şüphesiz ki şiirin çekirdeğini oluşturuyor. Dil yaşayan bir unsur olarak şiir sayesinde üslupla harmanlanıp, eğilip bükülerek çeşitli formlarda bizi kuşatıyor. Şiir aracılığıyla etkin bir biçimde bizi sarıp sarmalayan dil, tınısında ilk...

YOL

“Yolum uzundu biraz, kayalıklar çetindi; Sona yaklaşınca da gün bitti, akşam indi; Dediler: “Pek boş yere değil verdiğin emek, Eriştin demek!…” Hazırlık da bir büyük savaş bu yolculukta.. . Ne uçurumlar aşmak gerekmiş bir solukta!… Bir cılız...

HİCVİYE

-Bu şiire sebep olan kişinin şahsında bütün bu zihniyetlere hicviye– Vezin: mefâilün feilâtün mefâilün feilün Mahâretin bu mu tek? Nerde meyvedar bir ağaç, Görürsen üstüne derhal hasetle taşları saç! Demek ki bende de varmış hünerle kâbiliyet, Ki olmasaydı...