ETİKETLER

İLGİLİ YAZILAR

PAYLAŞ

LEB DEĞMEZ

LEB DEĞMEZ (DUDAK DEĞMEZ)[1]

(mefâilün mefâilün mefâilün mefâilün)
Yazık, yazık! Dudaklarıyla aşkı kirletenlere,
Yiğittir aşk içinde yâre saklayan dudakları…
Yuh olsun aşkı öyle kirleten rezîle yüz kere,
O şanlı koç yiğitlerinse çınlasın kulakları…

Günâh yazıldı her dudak değişlerinde onlara,
Ki sen, Rızâ-yı Hakk için günahtan ey kaçan yiğit,
Seninle anlaşıldı artık ak nedir, nedir kara,
İşit sen ey yiğit, seninle oldu âşikâr, işit!

Dudak değerse yâre sihr-i aşk o an ziyân olur,
Gel, aşk içinde -sen sen ol- yiğitçe dur, dudak sakın…
Şu gördüğün şiirdir aşk; yiğitse sensin ey okur!
Helâl şekilde tattı aşkı çünkü al dudakların…


[1] Bir iki izahta bulunayım: Nasıl ki eski zamandakilerin meşhur bir sözü var: “Gerdeklenmeyle aşk biter.” derler. İskender Pala da Kitâb-ı Aşk eserinde bu konuyu uzunlamasına anlatmış. Hatta el ele dokunmayla bile aşk ölürken nerde kaldı dudakların birbirine dokunmasıyla aşkın sihri bozulmuş olmasın. İşte şiirde de demek istediğim budur; dudakların birbirine değmesi aşkın sihrini bozar, asıl yiğitlik aşk içinde yârinden dudaklarını saklamaktadır, sakınmaktadır. Bu şiirim de aşka benzer ve onu okuyanlar da aşkın yiğitleridir çünkü aşkı (yani şiiri) helal şekilde tatmışlardır. Yani okurken dudak değdirmemişlerdir, çünkü şiirde ‘b,m,p,v,f’ harfleri kullanılmamıştır.

Hakan ÖZÇELİK

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. Sınıf Öğrencisi