ETİKETLER

İLGİLİ YAZILAR

PAYLAŞ

YENİDEN ÇOCUK OLMAK

Şu gördüğüm ağacın dallarından birinde asılı bir çocuk olmalıyım. Dizleri yara dolu, cepleri şeker. Kırmızı ruganlı ayaklarını bir ileri bir geri sallayan bir çocuk… Tek kızdığım, ağacın yapraklarını yenip gözlerimi kamaştıran güneş olmalı. Rüzgârın saçlarımı dağıtmasını umursamamalıyım, ağaca çıkarken karpuz kollu pembe fistolu elbisemin kirlenmesini de. Umursadığım tek şey bittiğini fark ettiğim şekerlerim olmalı, sadece bu yüzden telaşa düşmeliyim bozukluklarımı sayarak bakkal amcama koşarken.

Beni sevindiren, yaşamayı güzel hissettiren şeyler çok basit olmalı; çilekli kocaman bir pasta, yoldan geçen teyzenin başımı okşayarak verdiği bir çiklet, isim-şehir oyununda birinci olmak, bir anne öpücüğü, öğretmenin verdiği bir yıldızlı pekiyi… Bunlarla dolu olmalı hayatım, kötüleri çabuk silmeli hafızam, gönlüm kolay alınmalı. Nefeslerimi hesap etmeden tüketmeli ama her birinin hakkını vermeliyim.

Aşkın ne demek olduğunu bilmediğim halde aşık olmalıyım mesela. Ufak kalp çarpıntılarını dil sürçmelerini aşk zannetmeliyim. Kurduğum hayaller maşuğun utangaç ve gizlice bir bakışından ibaret olmalı ve sonrasında utanmalıyım ben de.

Eve girdiğim gibi nefis kokuları takip ederek sofraya koşmalıyım. Ellerimi yıkamadığım için annem kızmalı yine ve ben de bu yüzden ağlamalıyım hayatta sadece. Babam işten eve geldiğinde kocaman göbeğine sarılıp bozuk paralarını almayı hak etmeliyim, çikolata almak için kumbarama atmak üzere. Bir okul çantam ve bir beslenmem olmalı yine sayfalar dolusu ödevlerim… Akşam dokuz dedi mi ballı sütümü içip yatağa girmeliyim ama ödevlerim erken biterse eğer, önce sokağa fırlamalıyım hava kararana kadar oyuna dalmalıyım. Ya da kimsenin bilmediği o yerdeki ağacıma koşmalıyım; onunla dertleşmeli ve sonrasında hayal kurmalıyım.

Bir süreliğine dünyayı durdurmalıyım!

Dışarıdaki uçsuz bucaksız dünyadan habersiz; asıl kötülüklerden, büyümenin getirdiklerinden, anlamlı anlamsız bir düzine meşguliyetten habersiz… Ufacık ellerimle kurduğum dünyamda, işte şimdi yine orada olmalıyım. Ceplerimde şekerlerim, dağınık saçlarım, ayağımda kırmızı ruganlarım, yüzümde güneş… Ellerim ufacık, yüreğim kocaman…

Bu basit huzurun, şekerli ağzın ve sıcak bir tebessümün içinde kendimi bulmalıyım yeniden. Sanırım bu dünyayı hissedebilmek için, yeniden çocuk olmalıyım.