ETİKETLER

İLGİLİ YAZILAR

PAYLAŞ

SAKLI KALMIŞ DÜŞLER

Düşler, gerçekler ve istekler olması için dua ettiğimiz, çabaladığımız nice isteklerimiz var. Bunların kimine ulaşırız kime ulaşmak zaman alır birde kimseye bahsetmediğimiz kalbimizin ta derinlerinde bazen kendimize bile itiraf etmediğimiz ‘düşlere’ sahibiz bunları düşünmek ruhumuzu okşar ya da tam tersi kalbimizi kanatır.

Tavan arasına kaldırdığımı sandığım bir sandık var içinde en sevdiğim oyuncağım, elbiselerimin, şapkalarımın, kolyelerimin, kitaplarımın bulunduğu bu sandıkta bir düşlerim var.  Gençlik yılarımda sevda sandallarında hayal kurduğum âşık olduğum ‘O’ gönül nerelerde şimdi? Hani Feridun Düzağaç’ın da dile getirdiği “Düşler Sokağı”ndaki:

Ben kuşlardan da küçüktüm, bir gece vaktiydi
Aşk tuttu elimden benim
Geçtim düşler sokağından, bir gece vaktiydi
Ceplerimde hacı yatmazlar

Yağmur yağsa, uykum kaçsa
Bir kuş konsa badi parmağıma
Ağlardım bir başıma

Sevdadandır, sevdadandır
Sevdadandır dedi annem, aldırma
Aldırma, gel yanıma

Kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla
Düş sattım aldanmışlara
Aklım kaçıverdi elimden bir gece vaktiydi
Sevdiğim başka sevenim başka.

Tamda şarkının son cümlesindeki gibi ‘ sevdiğim başka sevenim başka’ diyebileceğim yaşanmışlıklar işte bu sandıkta saklı.  Hayallerimi süsleyen kalbimi titreten içimi kıpır kıpır eden ey sevgili nerdesin?  Sesini duyduğumda sesimin tonunun telaşlı bir sevince bürünen, gözlerimin içinin parladığı, seslenişimin yegâne sahibi… Ey sevgili! Aradan geçen zamanda bile zaman tünelinden sesimi duymasını temenni ettiğim o en sevdiğim şeyleri saklayıp tavan arasına koyduğum sandığımın içine sakladığım, ey sevgili… Sen bilmezsin, sevildiğini hiçte bilmedin. “Keşke!”demeyi hiç sevmem; ama senin için hep bir “keşkem” oldu. Hani yanımdayken bana “merhaba!” dediğinde, sana göstermemek için yüzüm dönük donuk bir “merhaba!” deyip çekilirdim. Görmemen için sesimin duygu yüklü olduğum günlerde hele ki dışarıda çisil çisil yağmur varsa kendi kendime neden sana sevgimi söylemedim, ey sevgili!

Şimdi gerçeğe döndüğümde, o düşler sokağından çıkıp ta perdeyi araladığımda
sevdiğim başka sevenim başka olmuş. Evet, mutluyum ama keşkem var içimde ey sevgili sen olsaydın, ben olsaydım ‘sevdiğim sen sevenim sen’ olurdun. Girdiğim bu düş sokağına hiç girmezdim. Seninle düşler sokağında sen ve ben olurduk, ey sevgili.

Sabah yolla çıktığımda çevremde sürekli bir yerlere yetişmeye ve bir şeyleri yetiştirmeye çabalayan kimselerin hepsinin içinde saklı düşler var.  Tıpkı benim gibi o düşlerini sakladıkları sandıklardan neler çıkar acaba? Onlarda keşkeler var mı acaba?  Ya da yüzlerindeki o çizgiler bu hislerin ve yaşanmışlıkların simgesi mi? Dilim pelesenk olan şu şarkıdaki:

Beni sana çağıran her ne ise sustur
Yasanınca tükenir bilirsin
Gemilere yük
Yüreğim gemiler okyanuslara
Düşlerime kal…

Gözlerime bak
Gözlerimi yak
Bu kadarı yeter
Düşlerime kal

Beni sana çağıran her ne ise sustur
Düşlerime kal

Saklı kalmış düşlerimde  beni sana bırak ve düşlerimde kal.