GİDELİM BU KENTTEN...

Çıkıp gidelim bu kentten en sonunda Sen ben ve her şey tam takır yanımızda Çıkıp gidelim bu kentten en sonunda Yalnızlığın? Onu da al yanına. Unutma! Sen tahammül edeme bana bundan sonra Kork sen karanlıktan ve başla ağlamaya Sıkıldım, dostlarımız da olsun...

YADİGAR           ...

Gündüzü epey soğuk geçen günün dondurucu bir gecesi… Hemen her gün tıklım tıklım dolan, New York caddelerini andıran sokak şimdi Moğolistan çöllerinin insansızlığını hatırlatıyor. Dışarıda kalan birkaç insan da hızlı adımlarla ve hatta bazen koşarak...

KUDÜS!

Boynunda bir kelepçe, yangın yeri âh Kudüs! Hilâl düştü düşeli avlunda külâh Kudüs! Sen peygamber duâsı; ümmetin gözbebeği; Anadolu toprağı; kâh Filistin, kâh Kudüs! Mirâcın geliniydin, kan değdi duvağına; Bilmem ne gelir elden? Yardımcın Allah...

ZAMAN ACISI

Zaman kanıyor İçimizde bir yerlerde Kalbimize cam kırıkları batıyor Zaman çok acıyor Sanki zaman bize küsmüş de Ondan böyle çabuk akıyor. Ve günü gelir,yaralar kapanır, Yitirdiklerimiz içimize batmaz olur Ama zamandan kan sızar hâla ince ince Acı en ince yerinden...

BOMMM Mar

BOMMM

Ölümün sokaklarda elini kolunu sallaya sallaya gezdiği günlerdi. Herkes onu görüyor, yanından arkasından geçmesine izin veriyor ama ona dokunamıyordu. Dokununca yanmaktan, kayıp onun içine düşmekten korkuyorlardı. Her şeyin basitleştiği bir döneme gelmiştik. Peynir ekmek...

SİZ KİMSİNİZ BAYIM...

Karşıma dikilip de, savaş açmış gibi suratıma doğru Perec okunmanız da neydi öyle? Bir duvarın, yumruklarla, dalgınlıklarla, sayıklamalarla ve harflerle yıkılıp gitmeyeceğini bilmiyor musunuz? Bir duvar, ancak tepeden tırnağa ıslanabildiğinde yıkılabilir. Oysa elinizde...

İNS’DEN BUGÜNE… Mar

İNS’DEN BUGÜNE…...

İnsan… Tarih denen hayat arabasına her şeyden bîhaber bir şekilde ve henüz yazılmaya bile başlanmamış geleceğiyle bir başına yüklenmiş bir varlık emaresi. Bir yanda devasa bir evrenin içerisinde belirsiz kimliğiyle, yazarın adını yazmayı unuttuğu talihsiz kahraman...